Son Sesli Şiirleri

Çok Okunan Sesli Şiirleri

Halk Şiirlerimden Seçmeler...

Şair  Şair :  Ali Rıza Malkoç  |  Yorumlar 0 Yorum | Okunma 2076 Okunma | 25 Ekim 2008 23:43:21

İlgilisine Mektup (3), Nitelikli Sevda, Bu Şiirde Özne Sensin, Gezelim Görelim Anadolu'yu, Samsun'dan..., Anadolum Güzel Yurdum Türkiyem, Dudak Payı, Vaziyetten Vasiyete, Hece ve Mânâ, Damlalar, Derin İnsan, İlgilisine Mektup (2), İlgilisine Mektup (1), İlgilisine Mektup (3)



İlgilisine Mektup (3)
 
Vicdanlar yıpranmış, akıl yaralı
Gönlümde reçete “buruştu” beyim
Bencilce bakışa, kafa yoralı
Kaç asır tarihe “karıştı” beyim
 
Koca dünya, koca yalanmış meğer
Merkebin sırtında, gümüşten eğer
İnsana yakışan, insanca değer
Aynı safta canlar “vuruştu” beyim
 
Süs bitkisi gibi dostu neyleyim
Sen meyve ol, ben altında seleyim
Hikmet kapısında, sâdık köleyim
Sap ile samanlar, “yarıştı” beyim
 
Güneşte kuruttum hayallerimi
Çok aradım, mevsimlerde yerimi
İnsan nedir, iradesiz sürü mü?
Kim gerçek murada “erişti” beyim?
 
Şafak söktü, kara göründü derken
Özlemlerim, liman liman gezerken
Rıhtımda bekledim, kaç sabah erken
Elimde mendilim “kırıştı” beyim
 
Zincirini kırdı, tutsak beyinler!
Artık umut dolu nağmeler inler
Yetti gari, ayrılığı kim dinler?
Kalp ile kafalar “barıştı” beyim
 
Ali Rıza Malkoç 19/10/2008
 
 
 
Nitelikli Sevda
 
Şu garip dünyaya ayak basalı
Dikenli dikenli, “ikramlar” gördüm
Kimisi kanunsuz, kimi yasalı
Çaresi düğümlü, ne “gamlar” gördüm
 
Görüntü aldatır, “adam” sanılır
Bastığı asfaltta, toz kıskanılır
Kişi o ki, fikri ile anılır
İçerden çürümüş, ne “hamlar” gördüm
 
Işığı depolar, sunar bizlere
Âşk ile yol sürer, kör dehlizlere
Yüz sürülür işte, böyle izlere
Eriyip ışıtan, ne “mumlar” gördüm
 
Özlenmez mi, kimsesizler kimsesi?
Bir kulak ver, belki duyulur sesi
Kirlendi bak, insanlığın nefesi
Altından kancada, ne “yemler” gördüm
 
Bol keseden dağıt, vaat ve kâğıt
Çıkmamış canlara, olur mu ağıt?
Yıllar var fikir tok(!) , aşımız öğüt
Tedavülde geçmez, ne “zamlar” gördüm
 
Bir alana, bir bedava dediler
İşe yaramadı, yedi kediler
Geçide kapalı, dedikodular
Derecede eksi, ne “namlar” gördüm
 
Bir ile çoşanlar, Bir’e koşanlar!
Birlikte engeli, bir bir aşanlar!
Havuzda eriyip, göğe taşanlar!
Dumansız ateşsiz, ne “cemler” gördüm
 
Nitelikli sevda, tanır mı sınır?
Sevgiye çıkmayan yollar aşınır
Güneş batsa, buz gönülde ısınır
Susuz topraklarda, ne “çimler” gördüm
 
Ali Rıza Malkoç 21/04/2008 Bursa
 
Ali Rıza Malkoç
 
Bu Şiirde Özne Sensin
 
Adı konulmayan, sırlı sevda bu
Gözümü kapayıp, gördüğüm sensin
İçten yangınlara, kâr eylemez su
Görünmez yarama, sürdüğüm sensin
İlmek ilmek nakış, ördüğüm sensin
Gülistanda bağda, derdiğim sensin
 
Hesaplar yapılır, sonuç tutmuyor
Onay verir gönül, akıl gütmüyor
Sıfırla çarpmaya, rakam yetmiyor
Formülle toplayıp, kurduğum sensin
Kalp koridoruna, serdiğim sensin
Dört mevsim dört elle, sardığım sensin
 
Mana aleminden, ilham gelince
Beyindeki çıra, alev alınca
 Hece hece ummanlara dalınca
Koyunca noktayı, erdiğim sensin
Rüyalar sonunda, gördüğüm sensin
Bitmez yolculukta, vardığım sensin
 
Akıl indi göze, görüp inanır
Madde ötesini, görmez aldanır
Özlem arar bulur, dostunu tanır
Ateşe su diye, verdiğim sensin
Kararınca zaman, durduğum sensin
Maharetsiz elde, kördüğüm sensin
 
Ali Rıza Malkoç 28/01/2007 Bursa
11 Heceli türkü formunda yazılmıştır
 
Gezelim Görelim Anadolu’yu
 
Samsun’da doğdum ben, attım ilk adım
Adım Ali Rıza, Malkoç soyadım
Ayrılığım, kaç yıl oldu saymadım
Gezelim görelim Anadolu’yu
 
Urfa’da gazel var, derin hoyrat var
İbrahim makamı, ruha hayrat var
Maddede manada, coşku gayret var
Gezelim görelim Anadolu’yu
 
Erzurum Çarşıda, bağrı yanıklar
Tatyanlar okunur, Hakk’a tanıklar
Baş köşeye oturtulur konuklar
Gezelim görelim Anadolu’yu
 
Sivas toprağından, seslenir ozan
Aşıklar, inceden dertleri yazan
Her dem bahardayız, uğramaz hazan
Gezelim görelim Anadolu’yu
 
Diyarbakır’da var, yanık Güzelses
Coşkulu davullar, nağmeli nefes
Haykıran sevgiye, dar gelir kafes
Gezelim görelim Anadolu’yu
 
Maraş’ta toprakta, şair bitiyor
Mana yüklü mesaj bize yetiyor
Meşhur dondurması, serinletiyor
Gezelim görelim Anadolu’yu
 
Trabzon, kemence horon deyince
Şenlenir yaylalar, mani duyunca
Üzülür mekanlar, görülmeyince
Gezelim görelim Anadolu’yu
 
İzmir’de efeler destan yazıyor
Egeli zeybeğim siper kazıyor
Tarih canlanmış da bize kızıyor
Gezelim görelim Anadolu’yu
 
Bursa’da Osmanlı gelir hatıra
Nasıl anlatayım, sığmaz satıra
Derdimizi yükleyip de katıra
Gezelim görelim Anadolu’yu
 
Ülkemiz sallansa, koşar Ankara
Medeniyet şehri, sanmayın kara
Dağlar mı dayanır, hazır akara
Gezelim görelim Anadolu’yu
 
Çanakkale deyince, durup da düşün
Yiğit şehitlerim, süslesin düşün
Ne duruyorsunuz, yollara düşün
Gezelim görelim Anadolu’yu
 
Van'a gelin hele kaleyi görün
Erek' in başında uşkunu derin
Van Gölü, Şah bağı cennetten yerin
Gezelim görelim Anadolu’yu
 
Dünyaya duyuldu Hatay'ın sesi
Meşhurdur ülkede şu künefesi
Görülmeye değer uzun çarşısı G
ezelim görelim Anadolu'yu
 
İstanbul, bir çağı açan şehirdir
Dünyaya, güzellik saçan şehirdir
Saymadığım yetmiş kalan şehirdir
Gezelim görelim Anadolu’yu
 
Ali Rıza Malkoç 08/09/2006 Bursa
 
Samsun'dan...
 
Uzun yıllar sonra, geldim Samsun'a
Dostlarımın izi, sözü silinmiş
Tükenmiş de zaman, yaslanmış sona
Hayat denilen şey, dilim dilimmiş
 
Anılar buğulu, çekilmiş perde
Derince bağım var, doğduğum yerde
Kaderimde; neşe de var keder de
Dokuduğum; desen desen kilimmiş
 
Her bir adım, alır götürür beni
Durak durak, taşırım bu bedeni
Can'a hasret, yeniden doğdum yeni
Kimdir bu yabancı, gelen de kimmiş?
 
Misafir gibiyim, tüm mekânlarda
Bir yer lâle devri, birisi darda
Geliverir bazen, çile ard arda
Sabrın kanatları, içime sinmiş
 
Dağ taş deniz, tümden yabancı bana
Küresel kalkınma, galip sabana
Parklar ve bahçeler, yakışmış sana
Kaynak için sanki, altın bulunmuş
 
Bir daha kavuşmak, nasip mi bilmem?
Hasret gündemimden, ben asla silmem
Gelip de bulamam, belki gelemem
Ömür sermayesi, nerde bilinmiş?
 
Ali Rıza Malkoç
18/08/2007 Samsun
 
Anadolum Güzel Yurdum Türkiyem
 
Her sabah sevgiye, çadır kurulur
Sevdalıyım asırlardır, türküye
Her sepette, çürük elma bulunur
Anadolum, güzel yurdum Türkiye
 
Etrafına bak da, bil değerini
İnancından güç al, at kederini
Yorulmak yok, herkes silsin terini
Anadolum, ezel yurdum Türkiye
 
En zor günümüzde, yıkılmamışız
Hain engellere, takılmamışız
Mücadele için, hiç yılmamışız
Anadolum, özel yurdum Türkiye
 
Talihsiz günlere, sünger çekelim
Önce gönlümüze, sevgi ekelim
Kuru bostanlara, güller dikelim
Anadolum, güzel yurdum Türkiye
 
Kurt ile kuzuya, denge olmuşuz
Düşman bile olsa, hatır sormuşuz
Susamış kalplere, otağ kurmuşuz
Anadolum, ezel yurdum Türkiye
 
Dün olan gücüne, nedir ki engel?
Sevgiyle koşana, atmayın çengel
Vakit erken iken, özüne dön gel
Anadolum, özel yurdum Türkiye
 
Malkoç Ali hayran, aziz yurduna
Gönlü razı olmaz, hiçbir vurguna
Mesajımız, yorguna ve dargına
Anadolum, güzel yurdum Türkiye
 
Ali Rıza Malkoç
08/06/2006 Bursa
 
 
Dudak Payı
 
Büsbütün karartma, saf yüreğini
Bana da yer ayır, bir dudak payı
Sevdalara yol aç, bil gereğini
Bana da yer ayır, bir dudak payı
 
Yüklenince bulut, iner damlalar
Islaklık içime inşirah salar
Hayalini doldurmasın “şâ'şâa”lar
Bana da yer ayır, bir dudak payı
 
Elinde yüzünde var akçe izi
Maddi reçeteyle, diner mi sızı?
Kov da gitsin, benlik çalan hırsızı!
Bana da yer ayır, bir dudak payı
 
Garazın – marazın, sarmış bedeni
Kararan ufuklar, bitirir teni
Kim arar ki, terk edip de gideni?
Bana da yer ayır, bir dudak payı
 
Açık kapı kalsın, kapama yolu
Beklerken baharı, bastırır dolu
Sorun ve cevabın, nâhoş kokulu
Bana da yer ayır, bir dudak payı
 
Taş yerinde ağır, itekle hele
Güce güç katalım, verip el ele
Zehir doldurur mu, gönül gönüle?
Bana da yer ayır, bir dudak payı
 
Bu kötü, o yanlış, diğeri çirkin(!)
Çamur suyu ile, dönüyor çarkın
Hangi makam ile söylenir şarkın?
Bana da yer ayır, bir dudak payı
 
Ali Rıza Malkoç 23/05/2008 Bursa
 
İnşirah: Gönül açılması, ferahlık
Şa'şaa: Gösteriş, süs
Akçe: Para
Benlik: Kendilik, şahsiyet
Nâhoş: Hoş olmayan, çirkin, kötü
 
 
Vaziyetten Vasiyete
 
Tanıyasın Yaradan’ı her daim
Üzerine farzdır, “boşlama” oğul!
Halk içinde hizmetkâr ol canlara
Tek kişilik hayat “düşleme” oğul!
 
Kanmayasın, şu dünyanın süsüne
Cazip görüntüsü, gümbürtüsüne
Mevlâm güç versin de haktan sesine
Dik duruşu asla “esleme” oğul !
 
Dilin sivri olsa, sakın batmasın
Gönlün hüzün dolsa, sakın yatmasın
Haramı helale asla katmasın
Vücutta habis ur “besleme” oğul!
 
Arı oğul verir, kendi cinsinden
İnsan tüter, haberi yok isinden
Sen örnek ol, iz sürülsün peşinden
Sağlam dala koruk “aşlama” oğul!
 
Kimi pulda yüzer, kimisi çulsuz
Azgın yoldan çıkmış, garibim yolsuz
Erenler deryayı geçiyor salsız
Hakiri, sakın ha, “fişleme” oğul!
 
Cemiyet insanı, hizmette önde
Toptan tamirat var, boş durma sen de
Yiğit belli olur, en kara günde
Sür atını coşsun, “çüşleme” oğul!
 
Uyurken bir gözün açıkta olsun
Dikkatin, akıldan kaçıkta olsun
Merhametin, sevgin, kucakta olsun
Şefkat sarayını, “paslama” oğul!
 
Aldatanlar, aldanmıştır bilesin
Kurtuluş bekleyen, hayır dilesin
Yüce hakikate, sen silsilesin
Kirli duvarlara, “toslama” oğul!
 
Bu topraklar, takas edildi canla
Yüzbinler yürüdü, Ukba’ya şanla
İnsanlık nişanlı, nefsi aşanla
Fikrini yabana “yaslama” oğul!
 
Vefa denen duygu, olmalı diri
Unutmayan kalpler, saklamaz kiri
Ruh yoksa birlikte, besbelli sürü
Faydasız binayı “süsleme” oğul!
 
İnsaf elden uçtu, dipsiz kuyuda
Olsun rağbet, yıkıp-döken ayıda
Güller açmış bize, karşı kıyıda
Kömürü elmasla “eşleme” oğul!
 
Her sâlâ duydukça, benim sanırım
Sesteki mânâyı, iyi tanırım
Kötü mirasımla, çok utanırım
Üç olan hatamı, “beşleme” oğul!
 
Ali Rıza Malkoç 27/04/2008 Bursa
 
Ukba : Ahiret
Koruk : Ham, olgunlaşmamış, kısır
Hakir: Hor görülen, aşağılanan
Habis : Kötü, zararlı, pis
Silsile : Birbirine bağlı, birbiriyle ilgili şeylerin olu
------------------------------------------------------
Hece ve Mânâ
 
Söz vardır, kâğıt kirletir
Söz vardır, kışta terletir
Söz vardır, göğü gürletir
“Kot” farkı var arasında!
 
Göz vardır, önünü görmez
Göz vardır, görür de ermez
Göz vardır, ipe un sermez
“Kat” farkı var arasında!
 
Öz vardır, maya helâlden
Öz vardır, anlayan halden
Öz vardır, dem vurur elden
“Öd” farkı var arasında!
 
Yüz vardır, yüz sürülesi
Yüz vardır, gül örülesi
Yüz vardır, asrın hilesi
“Had” farkı var arasında!
 
İz vardır, varır sonsuza
İz vardır, çıkar yönsüze
İz vardır, yöndür densize
“Tat” farkı var arasında!
 
Toz vardır, çınar mayalar
Toz vardır, taşır kayalar
Toz vardır, çiğner yayalar
“Hat” farkı var arasında!
“Mat” farkı var arasında!
 
Ali Rıza Malkoç
12/04/2008 Bursa
 
-------------
 
Damlalar
 
Yorgun düştüm, karanlıkta koşmaktan
Ümit durağına, serdim hasırı
Duygu hasılatım, geçmez elekten
Tamı kaybetmeden, topla küsürü
 
İnsanı insan bil, takma kulpunu
Son nefese değin, yokla kalbini
Şaşırtmasın seni, günlük albeni
Yanılır her beşer, vardır kusuru
 
Mevlana seslenir: “kim olunsan gel!”
Şimdi olsa derdi, “kim çağırsa git!”
Pırıltılı sözler, hikmetli öğüt
Her devirde, aydınlatır asırı
 
Dilleri tutulsa, gözünden akar
Tutuşur kelime, sözünden akar
Güven veren mânâ, yüzünden akar
Bilen bilir bunu, nedir ki sırrı?
 
Kimin umurunda, batarsa gemi?
Ağıt mı yakalım, güzelleme mi?
Doyumsuz nefise, vurursak gemi
Olur artık, gönlümüzün esiri
 
Karşılıksız sevgi, adı merhamet
Şefkat bağışlıyor, al da merhem et
Çağlayana oluk, kargaşaya set
İşte budur, safi kalbin öşürü…
 
Ali Rıza Malkoç 18/05/2008 Bursa
 
Derin İnsan
 
Gelecekten umut, geçmişten huzur
Arar durur insan, yeşeren düşle
Sığındığı sabır, her gelen Hızır
Bazen de avunur, gündelik süsle
 
Duygular, duyular, hep ilgi umar
Yürekler yaralı, bazen tarumar
Bir kaç gönülden söz, açığı yamar
Şahlanır yeniden, dipdiri hisle
 
Nalıncı keseri, yürüyen zaman
Yontup durur, umudumdan an be an
Vicdan mihenk taşı, dokunma aman
Kaybetme ölçüyü, gerisin boşla
 
Rahmet rüzgârıyla, açtık kanadı
Yollar bazen, yolcuları sınadı
Çıkmaz sokaktasın, bırak inadı
Sırtını yıkılmaz duvara yasla
 
Yaşamda nerdeyiz, baş mı, sonu mu?
Kaynayan evrende, bu da soru mu?
Ayırmıyor ateş, yaş mı, kuru mu?
Toplumsal yangında, dostunu eşle
 
İnsanoğlu, akar akar durulur
Su testisi, su yolunda kırılır
Beste noktalanır, bohça dürülür
Çağırırlar gider, kutlu bir sesle
 
Ali Rıza Malkoç 12/07/2008 Bursa
 
Mihenk taşı : değerli madenler için denek taşı, (mecaz) Birinin değerini, ahlakını anlamaya yarayan ölçü
Tarumar : Dağınık, karışık, perişan.
 
İlgilisine Mektup (2)
 
Sakın isyan gibi algılanmasın
Topraklar suyunu “tutmuyor” beyim
Öküzün yemine bile yetmedi
Bu yıl ürün para “etmiyor” beyim
 
Küresel ısınma, küresel bela
Nerede açık var, tespit evvela
Gelişmiş tarımda, okunur salâ
Arazi bol, ürün “bitmiyor” beyim
 
Hadi maldan geçtik, üründen daldan
Zamanı yaşamaz, bilmeyen haldan
Tepside sunulan, bomboş hayalden
Basiret sahibi, “tatmıyor” beyim
 
Gidemediğin yer, değildir senin
Ulaşımda, ağzını aç kesenin
Havadan, denizden, raydan küsenin
İşleri yolunda “gitmiyor” beyim
 
Balın varsa, sineğin de çok olur
Faydasız laf, geri dönen ok olur
Gurur ile yol alanlar yok olur
İbretli söz derse “yetmiyor” beyim
 
Gitmek ile, varmak arasında fark
Nasibin var ise,düzgün döner çark
Kaybedecek ideali yoktan kork
Hedefsiz, kuş bile “ötmüyor” beyim
 
Suyumuz azaldı, aha bitecek
Üç kova su kalmış, kime yetecek
Gazla dönen türbin, iflas edecek
Kimse hayırına “satmıyor” beyim
 
Sağlıkta kalite, artsın daha da
Eğitim, güvenlik, bir çok sahada
Nükleerde, geç kalınması hata
Bölgemizde barış “tütmüyor” beyim
 
Tembellik, tenperlik, tutunmaz bizde
İbret vardır, bıraktığımız izde
Ne kıştayız, ne baharda, ne güzde
Mevsimler başlıyor, “bitmiyor” beyim
 
Ali Rıza Malkoç 17/08/2008 Bursa
 
İlgilisine Mektup (1)
 
Selâmun Aleyküm, gelir mi sesim?
Asırlardır, yüzler “gülmüyor” beyim
Dert – derman karışmış, hepsi merasim
Dost görünen bile, “bilmiyor” beyim
 
Telgraf çekmiştim, geldi geriye
Güneşsiz buzdağı, nasıl eriye?
Yanıldık!.. Tilkiyi kattık sürüye
Neden, hak yerini “bulmuyor” beyim?
 
Etrafı dolamış, ateş çemberi
Herkese sunarız, miski amberi
Selâm göndermiştim, çevirdi geri
Rüşvet değil diye, “almıyor” beyim
 
Günübirlik hesap ile ilerler
Haşerata, mesken olmuş kilerler
Yol yordam bilmeze, bilmem ne derler?
Bu nağmeler, bizden “çalmıyor” beyim
 
Tavan yaptı, “etiksiz” ahlâkımız (!)
Leylekleri, geçti bak lak lakımız
Suç dosyamız, süs yerine takımız
Yüzsüzler saçını, “yolmuyor” beyim
 
Kucağımda buldum, ben yükü gâmı
Mum ile ararız, biz diğerkâmı
Kalbura çevirdik, işte ahkâmı
Adalet yazıyla “gelmiyor” beyim
 
Pazara çıkardık, aşkı sevgiyi
Doladık dillere, türlü sövgüyü
Muhabbeti sorma, dipsiz bir kuyu
Artık Ferhat dağı “delmiyor” beyim
 
Boş yerinden baktım, bardağın bugün
Bana matem günü, yad ele düğün
Gönülden hasadım, eksi topyekün
Sadece susuz gül “solmuyor” beyim
Sesime kulak ver “olmuyor” beyim
 
Ali Rıza Malkoç 10/08/2008 Bursa
 
Diğerkâm: Başkalarını düşünen
Ahkâm: Hükümler
Yad : Yabancı
 
İlgilisine Mektup (3)
 
Vicdanlar yıpranmış, akıl yaralı
Gönlümde reçete “buruştu” beyim
Bencilce bakışa, kafa yoralı
Kaç asır tarihe “karıştı” beyim
 
Koca dünya, koca yalanmış meğer
Merkebin sırtında, gümüşten eğer
İnsana yakışan, insanca değer
Aynı safta canlar “vuruştu” beyim
 
Süs bitkisi gibi dostu neyleyim
Sen meyve ol, ben altında seleyim
Hikmet kapısında, sâdık köleyim
Sap ile samanlar, “yarıştı” beyim
 
Güneşte kuruttum hayallerimi
Çok aradım, mevsimlerde yerimi
İnsan nedir, iradesiz sürü mü?
Kim gerçek murada “erişti” beyim?
 
Şafak söktü, kara göründü derken
Özlemlerim, liman liman gezerken
Rıhtımda bekledim, kaç sabah erken
Elimde mendilim “kırıştı” beyim
 
Zincirini kırdı, tutsak beyinler!
Artık umut dolu nağmeler inler
Yetti gari, ayrılığı kim dinler?
Kalp ile kafalar “barıştı” beyim
 
Ali Rıza Malkoç
 
19/10/2008 Bursa
 
www.arm.web.tr


* Şiirde gördüğünüz yazım hatalarını vs. düzeltmek için:
Şiirin alt kısmında bulunan yorum yazma formundan Yorum yazınız...

(c) Bu Şiirin her türlü telif hakkı Şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

* Sitemizde bulunan şiirler,şairinden izin alınmadan
ve kaynak gösterilmeden hiçbir şekilde kullanılamaz.

Bu Şiiri Facebookta Paylaş:


Paylas

Bu Şiiri beğendiyseniz Beğen, Paylaş ile arkadaşlarınızı haberdar ediniz.



 | Puan: 10 / 1 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazılmamış


Yorum Yazın

Yorum Yazma Formunda İP Kaydı Uygulanmaktadır.
Güvenliğiniz İçin E Posta Adresiniz Gizlenmiştir.
( Yorumlar Görüntülenirken Meiliniz gizli kalacaktır )



KalınİtalikAltçizgiliLink  




Arama Arama


En Son Eklenen

  • Devamı..
  • iSTATiSTiKLER

    126 Şair ismi altında, toplam 3155şiir bulunmaktadır.

    Bu şiirler toplam4140359 defa okunmuş ve 840 yorum yazılmıştır.

    ZİYÂRETÇİ: