halksiir.com ortak Hece Şiiri: Ayrılık

Şair  Şair :  Ortak Şiir  |  Yorumlar 115 Yorum | Okunma 25846 Okunma | A..Zade  |  Yazar Yazan: halksiir.com | 12 Ağustos 2007 21:41:55

''Yine Muradına Erdi Ayrılık''
Halk şiirinin yeni adresinde,bir yenilik.
İlk defa sitemize açtığımız ortak şiire Dörtlüklerinizle katılabilirsiniz.



Halk şiirinin yeni adresinde,bir yenilik.
İlk defa sitemize açtığımız ortak şiire Dörtlüklerinizle katılabilirsiniz.
Ortak şiirimize eklemek istediğiniz dörtlüğünüzü,altına yorum
olarak isminizle birlikte yazınız.Editörümüzce şiire eklenecektir.
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şiire dörtlükleriyle katılan Tüm Şairlerin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Hece ölçüsü: 6+5:11
Uyaklar: vurdu,yordu,kırdı,sordu,durdu,girdi,erdi,yerdi gibi vs. (LÜTFEN UYAKLARA DİKKAT EDEREK BİR DEFA KULLANILMIŞ KELİMEYİ TEKRAR KULLANMAYINIZ.)

Ayrılık... (Halksiir.com Ortak Hece Şiiri)




Zehirli bir hançer; aldı bağrımı,
İnceden inceye, yardı ayrılık.
Bildiğini işler,duymaz çağrımı;
Yine muradına erdi ayrılık..................Mustafa USTA


Viran etti zalim, gönül bağımı,
Acımadan yedi, gençlik çağımı;
Solumu bitirdi, şimdi sağımı
Yağlı bir kurşunla vurdu ayrılık.................Mustafa USTA


Sanki yakan ateş, ateşten kordu
Ne halime baktı ne dönüp sordu
Düşmedi yakamdan, yordukça yordu
Yetmedi, yerlere serdi ayrılık................Yusuf Ziya Karahasanoğlu


Uçtu birer birer yuvadan kuşlar
Sahipsiz ağacı her gören taşlar
Hızarcı gitmeden baltacı başlar
Dal budak demedi kırdı ayrılık.....................(Âşık Cinasi)


Sılada gurbetin böyle yâdı var
Hicran ateşinin ayrı tadı var.
Ayrılığın türlü türlü adı var
Kara bir çalının ardı ayrılık................(Âşık Cinasî)


Doğrulmak istedim büktü belimi
Ekmeğe uzandım tuttu elimi
Menzile yaklaştım kesti yolumu
Dağ oldu araya girdi ayrılık.................(Âşık Cinasi)


Bunun gibi düşman bilmem azılı
Yeni değil tarihi çok mazılı
Künyesinde hep namert mi yazılı
Mağdur etti nice merdi ayrılık.....................Âşık Gürkani


Sevdalı gönlüme efkârlar kattı,
Hüzün bırakmadı yakamı tuttu,
Sıladan uzakta bir yere attı,
Gurbet ili reva gördü ayrılık....................Mehmet EREN


Gözlerimde hüzün eksik olmuyor
Mevsimler geçmiyor çilem dolmuyor
Deli gönül sazım name çalmıyor
En acı kederle sardı ayrılık.................Mevlüde Demir


Gurbete düşürdü mücrim eyledi
Gönlüm gamla doldu dilim söyledi
Beni ocağımdan mahrum eyledi
Yar ile arama durdu ayrılık....................Emine Sevim


Köşe bucak kaçtım bulmasın diye;
Yakama yapıştı bilmem ki niye;
Peşimde dolaştı şehirden köye,
Ben kaçtım izimi sürdü ayrılık.....................Mustafa USTA


Neresinden tutsam kavrayamadım,
Ben bu elvadaya dayanamadım,
Tükendi yüreğim onaramadım,
Kalbimi kül eden hârdı ayrılık..................Ayfer Artuç


Görün dostlar bana ah neler etti
Evim han harabe bırakıp gitti
İstemem dönmesin burada bitti
Utandım halimden ardı ayrılık....................Mevlüde Demir


Dertleri yükledim garib başıma,
Zehirleri ektim kendi aşıma;
Adımı yazdırdı mezar taşıma,
Münker,Nekir oldu sordu ayrılık.....................Mustafa USTA


Ayrılık yaşadı oldular havâs
Ayrılık gafletten eyledi halâs
Ayrılık atadan evlâda miras
Adem'le Havva'da vardı ayrılık...................(Âşık Cinasî)


Yüreğimde aşkın,gizlice yanar
Bilmeyenler beni,delimi sanar
Bendeki bu yürek,sevgine kanar
Beni sevdiğime yerdi ayrılık.........................Hasan Karabay


Sevda hancerini vurdu özüme.
Kim inanır benim deli sözüme
Zümrüdü ankâlar konsa gözüme
Yolları çıkmaza ördü ayrılık.........Gamayarasına (Gülcan Demir)


Gamayarasına bir hancer yetti
Aşığım kalemim efkarla tüttü
Sazımın telinde türküler bitti
Aslı'nın, Leyla'nın yurdu ayrılık........Gamayarasına (Gülcan Demir)

Kader yazdı seni ateş dağıma
Kıskandı karlarla yağdı bağıma
Aldı yari benden oy yüreğime
Sevda çilesini dürdü ayrılık.................Meryem Aslan


Ana baba ne yar bilmez bu yakı
Gurbet illerine saldı bir koku
Acımadı aldı eline oku
Hasrete yayını gerdi ayrılık.............Meryem Aslan


Yedi dağ üstünde gezdim olmadı
Tırnakla dağları kazdım olmadı
Derdimi kağıda yazdım olmadı
Susarak beynimden vurdu ayrılık............Makberî Ahmet Akkoyun


Vicdanı hiç yoktu, kayaydı, taştı
Gücüm yetmiyor ki, boyumu aştı,
Azası olmayan bir garip baştı,
Hem dilsiz, hem sağır, kördü ayrılık................Mustafa Usta

 
İnsan var oldukça vardı, bitmedi
Kadere yamandı öte gitmedi
Tarife lisanım, gücüm yetmedi
Say ki ölümden de zordu ayrılık................CEMAL VAROL


Garibi saldı da gurbet ellere
Umutlar yükledik esen yellere
Hasretler bağladık uzak yollara
Vuslatın önünde surdu ayrılık....................CEMAL VAROL

 
Gurbet yollarında,rızık aradım.
Garip gönlüm yorgun,ezik muradım,
Sılaya dönemem yazık bir adım,
Alnımdan dökülen terdi ayrılık.............Metin ÖZCAN
 
Tazecik fidanı, kökünden yoldu,
Adı, dilimizde bir düşman oldu,
Nice gül benizler onunla soldu,
Bedenden çıkmayan kirdi ayrılık.......... Mustafa Usta
 
Ayları, yılları sayarım, bitmez,
Kırıldı kanadım, ocağım tütmez,
Beş tane derdim var, beni terk etmez,
Elbet biri ölüm; dördü ayrılık................Metin ÖZCAN.
 
Hayat sahnesinde, açar bir perde,
Bilinmez, kapanış ne zaman, nerde?
Eğer ki hasretlik var ise serde,
Dağdan dağa sürer,kurdu ayrılık...........Metin ÖZCAN.
 
Kılı, kırka böldüm; eledim, süzdüm,
Gördüm ki en fazla kendimi üzdüm,
Doğruyu söyledim, çok diyar gezdim,
''Sürgünlük,seyahat'' derdi ayrılık...........Metin ÖZCAN
 
Feryadım duyulmaz, diyar ellerde,
Mızrabım, ismini sayar tellerde,
Ölsem kim mezara koyar, çöllerde?
Susadıkça sundu derdi ayrılık.............Metin ÖZCAN
 
Eli sopalıydı, vurdukca vurdu,
Aldı bedenimi çöle savurdu,
Kül etti sineyi,yaktı kavurdu,
Kalbimde sönmeyen kordu ayrılık........... Mustafa Usta
 
Sevdayı gönlüme sardım,sakladım,
Senede bir köye vardım, yokladım,
Her köşede resmin gördüm, kokladım,
Çok ağlattı, ah-û zardı ayrılık................Metin ÖZCAN
 
Çektiğim çileyi nasıl anlatsam?
Her dem ağır gelir, kantarda tartsam,
Ne zaman evime bir adım atsam,
Kapının önüne kordu ayrılık................Metin ÖZCAN.
 
Ard arda yükledi, onca telaşı,
Boğazıma durdu bir lokma aşı,
Dediler;''böyledir hayat savaşı'',
Sanki bir yenilmez ordu ayrılık............Metin ÖZCAN.
 
Düşündüm, sonunda ikrâr eyledim,
Kaynana elinde çok zâr eyledim,
Topladım bohçamı, firar eyledim,
Canım alıp, kaçtım, kârdı ayrılık..........Metin ÖZCAN
 
Merhamet bilmezdi, çoktu zulümü,
Daha gonca iken, yaktı gülümü,
Gasavet yüküyle, büktü belimi,
Herkese çatardı, şerdi ayrılık..............Metin ÖZCAN.

Durmadı, gençliği benden tez aldı,
Yüzümde hatıra, bir çok iz kaldı,
Kulak duymaz oldu, ışık azaldı,
Gözlerimde sönen ferdi ayrılık............Metin ÖZCAN.
 
Fitne verdi, eşi, dostu küstürdü,
Hatırı, gönülü sildi, süpürdü,
Yanardağlar gibi, öfke püskürdü,
Zalimler katında, pîrdi ayrılık.............Metin ÖZCAN.
 
Dalkavuk, yalaka ve bin bir surat,
Mazluma, haklıya vermezler rahat,
Bir neşter bekliyor, dolu cerahat,
Her yana kök salmış, urdu ayrılık.........Metin ÖZCAN.
 
Çalıştım, çırpındım,Özcan'ım bıktı,
Ben temel attıkça, binamı yıktı,
Sonunda Dünya'dan tayinim çıktı, 
Ben hesap verirken hürdü ayrılık..............Metin ÖZCAN.
 
Sevgidir âlemin özü,temeli,
Sevgisiz gönüle kim, ne demeli?
Hak'ka kavuşmaktır,kulun emeli,
Ölümden acısı gürdü ayrılık...............Metin ÖZCAN
 
 
Hâlime şük'redip, boyun bükerken,
Sabırı öğrendim, çile çekerken,
Binlerce dost buldum, evvel bir iken,
Ruhuma ışıyan nurdu ayrılık................Metin ÖZCAN.
 
Kimseye kalmamış sevgin, hürmetin,
Gönül dergâhına yüz mü sürmedin?
Âhım çoktur sende, dertlidir Metin,
Bana bakışların hordu ayrılık.............Metin ÖZCAN.
 
Şöhretin karışmış türlü işlere,
Düşmanlık yaparsın, mutlu eşlere,
Beyaz gelinliğe, pembe düşlere,
Attığın fırçalar, mordu ayrılık..............Metin ÖZCAN.
 
Derdimi kendime saydım, bölüştüm,
Cenge girdim, nefsim ile döğüştüm,
Ocaktan ayrıldım, tandıra düştüm,
Dağladı bağrımı, nârdı ayrılık..............Metin ÖZCAN.
 
Ardı sıra koştum, yaptım hatayı,
Haritaya çizdi, türlü rotayı,
Gezdirdi Antep'i, Urfa, Hatay'ı,
Gerdi ağlarını, tordu ayrılık.............Metin ÖZCAN.
 
Göçümü yükledim, kara trene,
Yırtık hasır serdim, harap, örene,
Dermanı yoktu ki, dizim sürüne,
Çaresiz yaraydı, çordu ayrılık.............Metin ÖZCAN.
 
Yadellere doğru sürdü tekeri,
Vitrinde göstermez gamı, kederi,
İçine kurt düşmüş elma şekeri,
Balı, zehir ile kardı ayrılık................Metin ÖZCAN.
 
İçin için sızlar, yaram derinde,
Kısmetse gelirim, günün birinde,
Bazen kapkaranlık zindan içinde,
Aküsü tükenmiş fardı ayrılık.............Metin ÖZCAN.
 
Sana çok kinim var; bire, bin gerek,
Garibanlara da güzel gün gerek,
Bazen kobra oldu, bazen engerek,
Dolandı boynuma, mardı ayrılık............Metin ÖZCAN.
 
Rusya'da üşüdüm, Yemen'de yandım,
Avustralya'dan dönemem sandım,
Avrupa'da kaçak gezdim, saklandım,
Tuzağın diskotek, bardı ayrılık.........Metin ÖZCAN.
 
İyi-kötü seçer, ayırır elek,
Ancak son nefesle, tükenir şelek,
Hak'tan emir bekler, İsrâfil Melek,
Sana son verecek; Sûr'du, ayrılık.......Metin ÖZCAN
 
Turist olup, gezdik, döviz çok bizde(!)
Kuzular çevirdik, dönerli közde,
Kışın Uludağ'da, yazın denizde,
Baharda yerimiz, kırdı ayrılık.........Metin ÖZCAN.
 
Kara bulut çöktü, dağın başına,
Güneş'i bekledim, boşu boşuna,
Sabır ile döndüm, sabır taşına,
İçinde dertlerim pürdü ayrılık....Metin ÖZCAN.
 
Tek gönül verdiğim, en son gördüğüm,
Kırk gün davul çalsın, buyur, gör düğün,
Husumet boynuna, vurdum kördüğüm,
Kıskandı, kudurdu, ürdü ayrılık..........Metin ÖZCAN

Ne sadakat, ne de merhamet gördüm,
Riyakârlık yaptı, ihânet gördüm,
Yaptığım tahlilde, daha net gördüm,
İlaç kâr etmeyen türdü ayrılık..............Metin ÖZCAN.

Ellerinde mendil, gözlerde inci,
''Vazgeç bu sevdadan, gitme !'' der içi,
Bazen Esenboğa, bazen Sirkeci,
Bazen Haydarpaşa Gar'dı ayrılık..........Metin ÖZCAN
 
Bırakmaz garibi, kendi halinde,
''Vuslat yakın'' dedi, son vaadinde,
Taneler tükendi, kum saatinde,
Zaman uçup, gitti, pırdı ayrılık............Metin ÖZCAN.
 

Nice emekleri çaldı, doymadı,
Feryatları, zevke daldı, duymadı,
Cilve ile çaldı, çaldı, oynadı,
Saz takımındaki, tardı ayrılık.............Metin ÖZCAN.

 
Ne yapsan da dönmez kaplan, kediye,
Boşa çabalarsın, bilmem ne diye?
Şereftir, insana büyük hediye,
Gurur, başımızda mirdi ayrılık..........Metin ÖZCAN.
 
Mehmet, Bayrak için, nöbete koştu,
Seferde, Gazi'nin emriyle coştu,
''Mevzu, Vatan ise,gerisi boştu.''
Karavana; hoşaf, çirdi ayrılık...........Metin ÖZCAN
.
 
Yorganı bağladım, attım sırtıma,
Helâlleştim, veda ettim yurduma,
Bir mola verince, baktım ardıma,
Peşimde, dert yüklü tırdı ayrılık..........Metin ÖZCAN.
 
 
Mapusta, zamanı sayar boncuklar,
Boynu bükük bekler, çoluk, çocuklar,
Bayramdan bayrama sarar, kucaklar,
Kafeste kükreyen, şirdi ayrılık............Metin ÖZCAN.
 
Evlâdı, atadan; seveni,yârdan,
Fakiri,paradan; zengini, kârdan,
Suyunu, topraktan; ocağı, hardan,
Ayırıp, yürekler burdu ayrılık..............Metin ÖZCAN.

Tez soldu neşesi, mor menekşesi,
Mateme büründü, sessiz köşesi,
Oy ! Bağrına, dağlar, taşlar düşesi,
Yüreğin mermerdi, bordu ayrılık.............Metin ÖZCAN
 
Akılsıza, akıl verip, avuttum,
Pehlivan koymadım, el ense tuttum,
Akîbet; gurbetin tozunu yuttum,
Deliden deliydi, zırdı ayrılık.................Metin ÖZCAN.

Tahta bavuluma, göçüm doldurdum,
Gençliğimi, senin için soldurdum,
Sakalım ağardı, saçım yoldurdum,
Değirmende dönen perdi ayrılık..............Metin ÖZCAN
 
Masumlar, kurduğun tuzağa düşer,
El açar, bir lokma azığa düşer,
Asalet, senden çok uzağa düşer,
Dilenci yaparsın, lordu ayrılık...........Metin ÖZCAN.
 
Köprüler uçurdu, hudutlar gerdi,
Analizler yaptı, sürgünler verdi,
Kızınca, çifteyle yerlere serdi,
İnat mı inattı, kerdi ayrılık................Metin ÖZCAN.

Ana, baba ayrı; çocuk arada,
Daha ne çileler bekler sırada,
Bize de celp var mı, çıkan kur'ada?
Yayından boşalmış tirdi ayrılık................Metin ÖZCAN.
 
Uzattın şerbeti elinden içtim
İçtim de yıllarca kendimden geçtim
Bu derdi başıma istedim açtım
Sonradan yüreği burdu ayrılık............Fatma Biber
 
Yine bahar geldi, yüreğim sızlar,
Sevginle sıcaktı kışlar, ayazlar,
Sen yoksun ya gayrı, beni kim nazlar?
Elimden aldığın, yârdı ayrılık...................Metin ÖZCAN.
 
Bilmem Gürkani’nin bundan suçu ne
Süründürdü beni hiçi hiçine
Çok denedim sığamadım içine
Fındık içi kadar dardı ayrılık.................Âşık Gürkan


Mustafa Usta'nın aklı ermedi,
Ölçtü biçti hiçbir sebeb görmedi;
Kördüğümü attı,ilmek vermedi,
Çözemeyeceğim sırdı ayrılık...............Mustafa Usta


Cinasî sözünü tamam söyledi
Elemlere sandık kurdu oyladı.
Kantarda topuza nazar eyledi
Bir tek ölüm ile birdi ayrılık....................(Âşık Cinasî)
 
Viran oldu bağım,bahçem,güllerim,
Kavruldukça yele verdi küllerim,
Mızrabım çırpınır,inler tellerim,
Külhâni'yi boşa yordu ayrılık............Metin ÖZCAN
 
İNANMA;''ÖLÜMDEN DAHA ZOR'' DESEM,
BÖYLE YANMAZ İDİM, BAŞKA KOR YESEM,
ONLAR YETİŞTİRDİ; BU GÜN VAR İSEM,
ANA-BABA BAŞTA ZERDİ AYRILIK...........Metin ÖZCAN
 
Az gittim olmadı küstüm olmadı
Elimde silahım koştum olmadı
Çok seslendim ama yine duymadı
Karşıya evini kurdu ayrılık
 
Soramadım acep rengi nasıldır
Gözleri irimi yoksa al mıdır?
Bu koca hayatta başka var mıdır?
Eşe dosta söven hırdı ayrılık
 
Hangi yola çıksam ona ulaştım
Aynı manzarada aynı sonlardım
Onca yeri gezdim kurtulamadım
Yanlış şehirdeki turdu ayrılık
 
Hüseyin de yandı nice zamanlar
Sevdalar ateşti gönlünde yarlar
Uzak diyarlardan Bağdat'a kadar
Karanlıkta yağan kardı ayrılık
 
Değmez düşünmeye adı sanını
Hasreti çektirdi araya daldı
Bir yaradan bilir geri kalanı
İçinde bin tane nardı ayrılık
 
15 Temmuz 2008

Hüseyin Basri TÜZÜNER

Fırat nehri gibi çağladı taştı,
Gül yüzlü cananım dağladı kaçtı,
Vedasız gidince feleğim şaştı,
Arkadan vuruyor merdi ayrılık! ...................Hande HAGHGOUİ

''Merdi''  kelimesi daha önce şiirin 7. dörtlüğünde Aşık Gürkani tarafından kullanılmıştır...
 
Bak yine esiyor gurbet yelleri
Bak seni söylüyor sazım telleri
Epeydir terk ettin bizim elleri
Ne derdin benimle vardı ayrılık..............Hande HAGHGOUİ
 
''Vardı'' kelimesi daha önce, şiirin 15. dörtlüğünde Aşık Cinasi tarafından kullanılmıştır...
   
Ocağım söndürdü, yuvamı yıktı
Perişan halime gülerek baktı
Sanki pençesini hep bana taktı
Beni yakmak için nardı ayrılık...........Fatma Biber
 
''Nar'' (Ateş anlamında) Kelimesi şiirde daha önce aşağıdaki şekilde kullanışmıştır.''Dağladı bağrımı, nârdı ayrılık..............Metin ÖZCAN. ''

Dost olalım dedim kucağım açtım
Hilekâr dostumun başında taçtım
O pençe vurdukça ben sevgi saçtım
Sarılıp yattığım yârdı ayrılık...........Fatma Biber
 
''Yâr'' Kelimesi şiirde daha önce aşağıdaki şekilde kullanılmıştır.
''Elimden aldığın, yârdı ayrılık''
 
Ayrılık içimde kapanmaz yare
Gitme kal diyen yok o nazlı yare
Dilim lal oldu bak, kaldım biçare
Beni benden aldı yaman ayrılık..........Hande HAGHGOUİ
(Farklı Uyak)
 
Kaç yıldır halimi neden sormadın
Bir kerecik olsun beni anmadın
Aşığım demiştin aşka yanmadın
Can evimden vurdu zalim AYRILIK.........Hasan Karabay
(Farklı Uyak)
 
Mecnun oldum leyla için çağladım
Kaç gece yastığa baktım ağladım
Günümü ayımı yıla bağladım
Gün be gün içimde azdı ayrılık..........Erdal Dursun
(Farklı Uyak)
 
Gurbet ele döndürdüler yolumu
Zemheri ayazı çaldı gülümü
Felek her taraftan kırdı kolumu
Çaresize çare oldu ayrılık.............İbrahim Mucuk
(Farklı Uyak)
 
12 ağustos 2007 de başlatılmıştır.
 
Genç yaşta koparttı fakir hanemden
Muradına erken erdi ayrılık *
Ben bir saat ayrılmazken anamdan
Yönümü dağlara verdi ayrılık.....................Âşık Gürkani

Sarardı dalından, düştü yerlere;
Sessizce araya, girdi ayrılık. *
Rüzgar oldu esti, üstüne birde,
Sonunda murada, erdi ayrılık! ......................Mukadder Gönül

(''Erdi'' kelimesi daha önce şiirin ilk dörtlüğünde kullanılmıştır.)
 
*Şiir 24 Mart 2009 tarihinde yeniden düzenlenmiş ve bir şiirde bir ayak dörtlüğü olması gerektiği için, daha önceden şiirde bulunan, sonradan yazılmış iki ayak dörtlüğü aşağıya eklenmiştir... ( Ayak dörtlüğü olarak doğrudur Lakin şiir tek bir şiir olduğu için ve bir şiirde bir ayak dörtlüğü kullanılacağı için ilk ayak dörtlüğünden sonraki dörtlükler : b.b,b,a - c,c,c,a - d,d,d,a Şeklinde devam etmesi gerekir.)



Şiirde Kullanılan Uyaklar: 
Yardı,    Erdi,   Vurdu,    Serdi,   Kırdı,   Ardı,   Girdi,   Merdi,   Gördü,  
Sardı,   Durdu,   Sürdü,   Hardı,   Ar dı*,   Sordu,   Vardı,   Yerdi,   Ördü,   Yurdu,  Dürdü,   Gerdi,   Vurdu,   Kördü,   Zordu,   Surdu, Vardı*,  Merdi,   Terdi,   Yordu,   Dördü,   Kur du,   Derdi,   Dardı,   Sırdı,   Birdi,   Nârdı,  Kar dı,   Turdu,   Hırdı,    Kurdu*,   Kor du,    Kirdi,    Verdi,   Derdi*,  Zardı ,  Kordu*,  Kâr dı, Ordu,    Şerdi,   Ferdi,   Pirdi,   Urdu, Hürdü,Gürdü,  Nurdu,   Hordu,  Mordu,  Tordu,  Çordu,  Kardı*, Fardı, Mardı,  Bardı,  Sûr'du,  Kır dı*,  Pürdü,  Ürdü,  Türdü,  Gardı,  Pırdı,  Tardı,   Mirdi,  Çirdi,  Tırdı,  Şirdi,   Burdu,  Bordu,  Zırdı,  Perdi,   Lordu,  Kerdi,  Tirdi,  Yârdi, Zerdi, Burdu,
 
*İşaretli kelimeler, şiirde cinaslı olarak kullanılan kelimelerdir.
 
 
(Kullanılmış uyakları tekrar kullanmayınız. Kullanılmamış uyaklarda yazılan dörtlükleriniz şiire eklenecektir)

 

 

 


 
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
 



Ortak Şiir Tüm Şiirleri

Seslendiren :A..Zade



* Şiirde gördüğünüz yazım hatalarını vs. düzeltmek için:
Şiirin alt kısmında bulunan yorum yazma formundan Yorum yazınız...

(c) Bu Şiirin her türlü telif hakkı Şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

* Sitemizde bulunan şiirler,şairinden izin alınmadan
ve kaynak gösterilmeden hiçbir şekilde kullanılamaz.

Bu Şiiri Facebookta Paylaş:


Paylas

Bu Şiiri beğendiyseniz Beğen, Paylaş ile arkadaşlarınızı haberdar ediniz.



 | Puan: 9,9 / 199 Oy | Yazdırılabilir SayfaYazdır

Yorumlar

Aşık Külhani { 20 Nisan 2009 13:12:17 }
Dalkavuk, yalaka ve bin bir surat,
Mazluma, haklıya vermezler rahat,
Bir neşter bekliyor, dolu cerahat,
Her yana kök salmış, urdu ayrılık...Metin ÖZCAN.
Aşık Külhani { 19 Nisan 2009 13:20:14 }
Çalıştım, çırpındım,Özcan'ım bıktı,
Ben temel attıkça, binamı yıktı,
Sonunda Dünya'dan tayinim çıktı,
Yönüm kabristana verdi ayrılık....Metin ÖZCAN.
Aşık Külhani { 19 Nisan 2009 13:10:36 }
Fitne verdi, eşi, dostu küstürdü,
Hatırı, gönülü sildi, süpürdü,
Yanardağlar gibi, öfke püskürdü,
Zalimler katında, pîrdi ayrılık...Metin ÖZCAN.
Aşık Külhani { 19 Nisan 2009 13:06:24 }
Durmadı, gençliği benden tez aldı,
Yüzümde hatıra, bir çok iz kaldı,
Kulak duymaz oldu, ışık azaldı,
Gözlerimde sönen ferdi ayrılık...Metin ÖZCAN.
Aşık Külhani { 18 Nisan 2009 21:37:05 }
Merhamet bilmezdi, çoktu zulümü,
Daha gonca iken, yaktı gülümü,
Gasavet yüküyle, büktü belimi,
Herkese çatardı, şerdi ayrılık...Metin ÖZCAN.
Aşık Külhani { 17 Nisan 2009 21:24:09 }
Ard arda yükledi, onca telaşı,
Boğazıma durdu bir lokma aşı,
Dediler;''böyledir hayat savaşı'',
Sanki bir yenilmez ordu ayrılık....Metin ÖZCAN.
Aşık Külhani { 17 Nisan 2009 12:37:52 }
Düşündüm, sonunda ikrâr eyledim,<br>
Kaynana elinde çok zâr eyledim,<br>
Topladım bohçamı, firar eyledim,<br>
Canım alıp, kaçtım, kârdı ayrılık...Metin ÖZCAN.
Aşık Külhani { 17 Nisan 2009 12:35:04 }
Düşündüm, sonunda ikrâr eyledim,
Kaynana elinde çok zâr eyledim,
Topladım bohçamı, firar eyledim,
Canım alıp, kaçtım, kârdı ayrılık...Metin ÖZCAN.
Aşık Külhani { 17 Nisan 2009 12:17:36 }
Çektiğim çileyi nasıl anlatsam?
Her dem ağır gelir, kantarda tartsam,
Ne zaman evime bir adım atsam,
Kapının önüne kordu ayrılık....Metin ÖZCAN.
Aşık Külhani { 16 Nisan 2009 12:33:50 }
Sevdayı gönlüme sardım,sakladım,
Senede bir köye vardım, yokladım,
Her köşede resmin gördüm, kokladım,
Çok ağlattı, ah-û zardı ayrılık.............Metin ÖZCAN
Diğer Sayfalar: 1. 2. 3. 4. 5. 6. 7. 8. 9. 10. 11. 12. 

 


Yorum Yazın

Yorum Yazma Formunda İP Kaydı Uygulanmaktadır.
Güvenliğiniz İçin E Posta Adresiniz Gizlenmiştir.
( Yorumlar Görüntülenirken Meiliniz gizli kalacaktır )



KalınİtalikAltçizgiliLink  




Arama Arama


En Son Eklenen

  • Devamı..
  • iSTATiSTiKLER

    126 Şair ismi altında, toplam 3155şiir bulunmaktadır.

    Bu şiirler toplam4139294 defa okunmuş ve 840 yorum yazılmıştır.

    ZİYÂRETÇİ: