Üye Olacağım  |  Şifremi Unuttum  |  Aktiv. Emailim Gelmedi Email : Şifre :
Türk Halk Şiiri Ve Şairleri... Türk Halk Şiiri Ve Şairleri...

*** Türk Halk Şiiri Ve Şairleri ***

Halksiir.com Anasayfa | Forum Anasayfa | Kategori Dökümü | Kurallar | Chat | Tavsiye Et | İletişim

*** Şiir Bölümü Ve Şair Sayfaları ***


Forumda Kelime Ara :
Forum Diz :
Forum Hızlı Menu :
Forum >> İslâmî Konular... >> İslam büyüklerinden tanıtımlar...

Konu Okunuyor
Moderatör yok Bu kategorideki ziy.sayısı1 kişi aktif Bu konuya cevap vereceğim Bu kategoride yeni konu açacağım
10 Şubat 2009 Salı Okunma :Bugün 3 Toplam 5481 Konuyu Takip Listeme ekle Bu konuya cevap vereceğim
admin (SA)
Konu-93 : %24
Mesaj-5 : %10
admin
İSTANBUL
Erkek Yaş:46
Yazar
Teşekkür Et İçeriğe puan ver Üyeye mesaj gönder Konuyu arkadaşına öner Üyenin tüm kayıtları

Konu Okunuyor EBÛ EYYUB EL-ENSÂRÎ Toplam Puan:5
1 kişi oyladı Ort.(5)
#64Alt

EBÛ EYYUB EL-ENSÂRÎ

(ö.52/672)



Medineli müslümanlardan ve hicret sırasında Hz. Peygamber'i evinde misafir eden sahâbî.

Ebû Eyyûb Hâlid b. Zeyd el-Ensarî en-Neccârî (r.a.); Ensâr'ın Hazrec kabilesinin Neccâroğulları koluna mensup olup, annesi Zehra binti Sa'd'dır. Abdülmuttalib'in vâlidesi tarafından Rasûlullah'la akraba olan Ebû Eyyûb, ikinci Akabe bey'atında hazır bulunmuş, Rasûlullah'a iman etmiştir (İbn İshâk, İbn Hişâm, es-Sîre, II, 100; İbn Sa'd, et-Tabakat, III, 484; İbn Abdülberr, el-İstiâb, IV, 1606; İbnü'l-Esir, Üsdü'l-Gâbe, VI, 25; ez-Zehebî, Siyer A'lâmü'n-Nübelâ, II, 288).

Medine, müslümanlar için emin bir yer olduktan sonra Mekke'de Rasûlullah (s.a.s.) ile birkaç müslüman kalmıştı. Rasûlullah da hicret yolculuğuna çıkınca bunu haber alan Ebû Eyyûb her gün Medine'ye yakın Hire ad verilen yerde onun yolunu gözlerdi. Nihâyet Rasûlullah görününce bütün Neccar'lıları toplayarak Rasûlullah'ı karşıladı. Bütün müslümanlar Rasûlullah'ı kendi evlerinde misafir etmek istiyordu. Bunun üzerine Rasûlullah devesini serbest bıraktı. Kusva adlı bu deve Ebû Eyyûb'un evinin önünde çöktü. Ebû Eyyûb bu olayı şöyle nakletmiştir: "Rasûl-i Ekrem (s.a.s.) evimizin alt katına yerleşmişti. Ben de üst kattaki odada idim. Bir gün yukarıdan yere bir miktar su dökülmüştü. Suyun tavandan sızarak Rasûlullah'ın üzerine gelmemesi için suyu bir bez parçası ile kurutmaya çalıştık. Bunun üzerine Rasûlullah'ın yanına inip dedim ki: 'Ya Rasûlallah, senin bulunduğun bir yerin üstünde bulunmak bize yakışmaz, yukarıdaki odaya teşrif etmez misiniz?' Rasûlullah o günden sonra üst kata çıktı" (Müslim, Sahih II, 192). Ebû Eyyûb ile zevcesi Ümmi Eyyûb Rasûlullah'ın yemeğini hazırlardı. Bir gün soğanlı bir yemeği Rasûlullah yemeyip, "Onu yiyemedim, çünkü bu yemekte soğan olduğunu gördüm, ben ise soğandan hoşlanmam; fakat siz isterseniz yiyin onu yemekte bir sakınca yoktur'' demiş, Ebû Eyyûb da, "Ya Rasûlallah, sizin hoşlanmadığınız şeyden biz de hoşlanmayız" demiştir (Müslim, Sahih, II, 198).

Rasûlullah, Ensâr ile Muhacirler arasında gerçekleştirdiği "kardeşlik" olayında Ebû Eyyûb'e kardeş olarak Hz. Mus'ab b. Umeyr'i seçmiştir. Ebû Eyyûb'un evinde yedi ay kalan Rasûlullah'a Medine'de mihmandarlık yapan Ebû Eyyûb, Bedir, Uhud, Hendek ve diğer bütün gazvelerde Rasûlullah'ın yanında İslâm cihad hareketlerine katılmıştır (İbn Sa'd, et-Tabakat, 485; Hâkim, el-Müstedrek, III, 458; ez-Zehebî, A'lâmü'n-Nübelâ, 290).

Rasûlullah'ın vefâtından sonra da bütün gazâlarda yer almıştır. Hz. Ali'nin hilâfeti döneminde onunla birlikte Hâricilere karşı savaşmıştır. Hz. Ali'nin Medine'deki kaymakamı olan Ebû Eyyûb'un Halid ve Muhammed adlı iki oğlu, Umre adında bir kızı vardı. Hz. Ali (r.a.) devrinden sonra Muaviye zamanında Mısır'a gitti. Mısır valisi bir akşam namazına geç kalmıştı. O zaman namaz konusunda çok titiz davranan her sahâbî gibi Ebû Eyyûb şöyle demiştir: "Rasulullah'ın, 'Ümmetim akşam namazını yıldızların gökyüzünü kaplamasına kadar tehir etmedikçe hayır üzeredir, fıtrat üzeredir' dediğini duymadın mı? " "Duydum" diyen Ukbe'ye, "O halde neden akşam namazını geciktirdin?" diye sormuş; çok meşgul olduğunu söyleyen Ukbe'ye şöyle demiştir: "Senin bu yaptığını görerek, halkın Rasûlullah da böyle yapardı zehâbına düşmesinden endişe ederim" (Ahmed b. Hanbel, Müsned, IV, 147).

Rasûlullah (s.a.s.) İstanbul'un fethini ashâbına anlatıp, "İstanbul elbette fetholunacaktır; onu fetheden kumandan ne güzel kumandan, onu fetheden asker ne güzel askerdir" (Ahmed b. Hanbel, Müsned, IV, 335) diye müjdelemiştir. Hicrî 52. yılda Muaviye oğlu Yezid kumandasındaki müslümanlar İstanbul'u kuşattılar. İslâm akîdesinin dünyanın dört bir yanına yayılması husûsunda çok canlı ve diri bir gayrete sahip olan müslümanlar İstanbul'un fethi ve İslâm devletinin sınırlarına dahil olmasını şiddetle arzuluyorlardı. Hz. Ebû Eyyûb el-Ensârı bu seferin hazırlanması için çok çalışmış ve sefere karşı çıkanlara öğütlerde bulunmuştu. Uzun bir yolculuk yapan Ebû Eyyûb yaşının çok ilerlemesinden dolayı İstanbul'a yaklaştıkları bir sırada hastalanmış, Yezid'e, öldüğü takdirde cenazesinin hemen gömülmeyerek ordunun varacağı en ileri noktaya kadar götürülmesini ve o yerde gömülmesini vasiyyet etmişti. Burada defnedilen Ebû Eyyûb müslümanların İstanbul'da bir sembolüdür. İstanbul, ashab devrinden başlamak üzere defalarca muhâsara edilmiş, nihâyet bu şehri fethetmek 1453 yılında Fatih'e nasip olmuştur. Ebû Eyyûb'un ölüm döşeğinde şu hadisi rivâyet ettiği zikredilir; "Bir insan Cenâb-ı Hakk'a bir ortak koşmaksızın ruhunu teslim ederse, Allah onu cennete koyar."

Kişiliği, Ahlâkı, Fazileti

Ebû Eyyûb'un fazîlet ve kemâl itibariyle yüksek bir makamı vardı. Rasûlullah'ın eğitiminden geçmiş bir sahâbî olarak onun sünnetine çok önem verir, bir yanlışlık gördüğünde doğrusunu anlatır, hemen sünnetin uygulamasına çalışırdı. İslâm ordusu İstanbul'u kuşattığında hastalanan Ebû Eyyûb, o hâliyle bile Allah Rasûlünden şu hadisi nakletmiştir: "Kostantiniyye surunun dibine sâlih bir kişi gömülecektir." Umarım ki o kişi ben olayım (İbn Abd Rabbîh, el-Ikdü'l Ferîd, II, 213). Ordu komutanı Yezid Ebû Eyyûb'un tabutunu askerlerin ortasına almış, askerler de çarpışmalarda bu tabutu koruyarak ilerlemişlerdir. İstanbul surlarını korumakta olan Bizans kumandanı bu garib durumu görünce, "Bu nedir?" diye sormuş, Yezid de, "Bu bizim peygamberimizin sahâbisidir. Bize senin ülkende içerilere doğru götürülüp gömülmesini vasiyyet etti. Biz de onun bu isteğini yerine getireceğiz. " Bizans kumandanı: "Sen ne akılsız adamsın. Sen dönüp gidince biz onu köpeklere yem ederiz." Yezid: "Eğer onun kabrini açtığınızı veya cesedine birşey yaptığınızı duyacak olursam ben de bütün Suriye'de öldürmedik hıristiyan, yıkmadık kilise bırakırsam bu ölüye ikramıma sebep olan zat-ı Peygamber'i (s.a.s.) inkâr etmiş olayım." Bunun üzerine kumandan şöyle demiştir: " Ben onun kabrini elimden geldiğince koruyacağımâ Mesih hakkı için söz veriyorum." Surların dışında defnedilen Ebû Eyyûb'un kabrinin üzerinde sonradan bir kubbe yapılmış ve bu mübarek adamın kabri müslümanların ve hıristiyanların saygı gösterdikleri bir yer olarak korunmuştur. Ebû Eyyûb el-Ensari hazretleri, Hayber savaşından dönülürken Rasûlullah'ın çadırının çevresinde kendiliğinden bütün gece nöbet tutmuş, Rasûlullah onun için, "Allah'ım, beni koruyarak gecelediği gibi, sen de Ebû Eyyûb'u koru" diye dua etmiştir (İbn İshâk, İbn Hişâm, es-Sire, III 354-355).

Habib b. Ebî Sâbit'in naklettiğine göre, Ebû Eyyûb el-Ensârı Muaviye'ye gidip borçlu olduğundan yakınarak yardım istedi. Muaviye ona yardım etmedi. Ebû Eyyûb, Muaviye'ye, "Rasûlullah'ın 'Benden sonra iş başındakilerden bencillik göreceksiniz' diye buyurduğunu işittim" dedi. Muaviye, "Peygamber efendimiz bunu söylerken size de bir tavsiyede bulunmadı mı?" dedi. Ebû Eyyûb, "Sabretmeyi tavsiye etti" dedi. Muaviye, "O halde siz de sabrediniz" deyince Ebû Eyyûb ona, "Vallahi bundan sonra senden hiçbir istekte bulunmayacağım" diyerek Hz. Ali'nin Basra valisi İbn Abbâs'a gitmiş ve İbn Abbâs evini ona tahsis ettiği gibi yirmi bin dirhem para vermişti (Kenzü'l-Ummâl, VII, 95). İmam Ahmed'den yapılan bir nakle göre Ebû Eyyûb şöyle demiştir: ''Kim Allah'a ortak koşmadan ölürse, cennete gider" (el-Bidâye, VIII, 59).

Ebû Eyyûb, savaş meydanında İslâm askerlerini aşıp Rumlara tek başına saldırır, Rumların içine kadar ilerler ve geri dönerdi. Herkes onun kendini tehlikeye attığını söylediğinde de, "kendimizi tehlikeye atmak düşmana hücum etmek değil, asıl tehlike mallarımızın bakımı ile uğraşıp cihadı terketmektir" demiştir (Beyhâki, IX, 99; İbn Kesir, I, 228).

Sâlim b. Abdullah'ın rivâyetine göre, Abdullah b. Ömer, onun düğününe Ebû Eyyûb'u da çağırmış; Ebû Eyyûb, Sâlim'in evinin duvarlarının yeşil perdelerle süslenmiş olduğunu görünce, "Siz de mi duvarlarınıza perde asıyorsunuz" demiş, Abdullah b. Ömer de, "Ya Eba Eyyûb, kadınlarla başa çıkamadık" diye cevap vermiş; bunun üzerine Ebû Eyyûb "Pek çok kimse kadınlarla basa çıkamasa da senin başa çıkamayacağını ummazdım. Ben ne sizin evinize girer, ne de yemeğinizi yerim" demiştir (Kenzü'l-Ummâl, VIII, 63).

Peygamber efendimizden şunu rivâyet etmiştir:

''Müslüman kişinin kardeşi üzerinde yerine getirmesi gereken altı hakkı vardır. Bunlardan birini yapmadığı zaman, altı hakkından birini yerine getirmemiş olur: 1- Ona rastladığında selâm vermesi, 2- Onu yemeğe çağırdığı zaman dâvetine icâbet etmesi, 3- Aksırdığı zaman ona dua etmesi, 4- Hastalandığı zaman ona uğraması, 5- Öldüğü zaman cenazesinde bulunması, 6- Kendisinden nasihat ve yol göstermesini istediği zaman ona yol göstermesi" (Buhâri, el-Edeb, 134).

İstanbul muhasarası sırasında şehid olan Ebû Eyyûb el-Ensârı bugün İstanbul'un Eyüp ilçesindeki Eyüb Sultan Camii avlusunda bulunan türbesinde yatmaktadır. Kabri ile ilgili olarak, (bk. Taberî, Târih, III 2324 ibnü'l-Esir, Üsdü'l-Ğabe, V, 143; Hâfız Huseyn b. Haccı, Hadîkatü'l Cevâmî, I, 243) adlı kitaplarda sözedilmektedir. Türbesi yıllarca müslümanların ziyaret yeri olmuştur; bugün de halk Ebû Eyyûb'un türbesini büyük kalabalıklar halinde ziyaret eder. II. Mahmud, Topkapı Sarayı hazinesindeki Hz. Peygamber'e âit kutsal eşyadan "Kadem-i Şerif"i bu camiye koydurtmuştur .

Sait KIZILIRMAK


(Alıntıdır)

Paylaş




Sitemizde Bulunan Alıntı, Makale, Şiir vb. Bütün içerikler Tamamen bilgilendirme Amaçlıdır. Sitemiz Bu içeriklerden Hiç Bir Şekilde Kar Amacı Gütmemektedir. Bu yazının Yayın İlkelerini İhlal ettiğini düşünüyorsanız,İletişim den Bize bildiriniz... En Kısa Sürede Size cevap verilecektir.


10 Şubat 2009 Salı 11:11:08 tarihinde admin tarafından düzenlendi

İçeriğe puan verPuan ver...


Cevap yazılmadı
Cevap yazabilirsiniz Bu konuya cevap yazabilirsiniz
*
 

Bazı istatistiksel değerler 30 dakikada bir güncellenmektedir.Güncellenmeye 7 dakika kaldı.
 Derece  Konu  Mesaj  Aldığı Teşekkür
Mehmetaluc
Admin (SA)
Canbaba
Halkin_sairi (SA)
Yaren
Mehmetaluc  %54
Admin (SA)  %24
Canbaba  %3
Yaren  %3
Mavi  %2
Mehmetaluc  %22
Admin (SA)  %10
Cakir  %10
Eyalbuz  %10
Halkin_sairi (SA)  %8
İslamehli 2
Eyalbuz 2
Halkin_sairi (SA) 2
Osman7159 1
Seraphoca 1
 Bu Gün Online Olanlar  En Yeni Üyeler  Doğum Günü Olanlar
Kemahli , Nbterzi , Vaysal , Cooker19 , Seopak , Behlul , Durmus , Haydar , Mavi , Halife , Kemaldoganay , Beyza , Sairmahmutbaki , Halisi , Sahinbuber ,
Bugün doğan üyemiz yok
Semboller Aktif Konular & Son Konular Rastgele On Şiir Diğer İstatistikler
Yeni Konu açamazsınızYeni konu Açamazsınız
Konu Açabilirsiniz Yeni konu açabilirsiniz.
Cevap yazabilirsiniz Konuya cevap yazabilirsiniz.
Konuya mesaj yazılamaz Konu kapalı konuya cevap yazamazsınız.
(M) Moderatör
(A) Admin
(SA) Son Admin
Benim Köyüm - İbrahim Sevindik
Kemal'im - İbrahim Sevindik
Aziz'im - İbrahim Sevindik
İran' da yakılmak istenen ateşin nihai hedefi Türkiye’ dir.
İran' da ne mi oluyor?
Gördünmü Gardaş...
Elimde değil gardaş...
Terörist İsrail' in, Filinstin' i işgal haritası
Vah zavallı hacı babam vah...
derviş olursun
şifremi kırda
sabır dedi
Sevgi Güneşiydi Gözlerin
Batıya batan nedir?
Bir Gün
BAK İSTANBUL AĞLIYOR...... Hakan KURTARAN

DELİ KIZ ... Mehmet NACAR

Aşk'tan Fayda Yok Artık... Mehmet Aluç

ADIMI UNUTTUM…... Hüsnü Özdilek

GÖRSEYDİN KEŞKE... HARUN YILDIRIM

GİTME YOLCU... Serap Demirtürk

SUSUZ ÇEŞME... HALİL BEKTAŞ

Değilim... Erdal Dursun

Ömrümü Yedin Sevdiğim... Yılmaz Bakar

Çağırır gibi... Makberî - Ahmet Akkoyun
Ana kategori :9
Alt Kategori :27
Toplam Konu :385
Toplam Cevap :50
Online Üye :0
Misafir :10
Toplam Online :10
En Çok Okunan Konular Cevap Alan Konular En Çok Puan Alan Konular Bu Gün Çok Okunan Konular
Hacı Taşan - Hayatı ve Bir Türkü ( Bu gün ayın ışığı...) Dinle...
Ekrem Çelebi - Hayatı ve Bir Türkü ( Olmazmıydı... ) Dinle...
Develi Musıki Hayatına Genel Bir Bakış ve Develi Türküleri
Fon Müzikleri
Refik Başaran... (Hayatı ve Dam Başında Sarı Çiçek Dinle)
Yıldıray Çınar - Hayatı ve Bir Türkü ( Bölemedim felek ile kozumu) Dinle...
Ümit Tokcan - Hayatı ve Bir Türkü ( Üryan geldim yine üryan giderim) Dinle...
Şemsi Yastıman...
Şiirde Kafiye Ve Redif Bilgileri...
Dadaloğlu...
Halk Şiirinde Hece Ve Aruz Türleri...
İmlâ Kuralları
Gözlerin... (sesli, görüntülü şiir)
Topla göçümüzü gidelim gönül...(sesli, görüntülü şiir)
Biriyiz...
Aşık Reyhani Hayatı ve Örnek Şiirleri...
Aşık Veysel Şatıroğlu Şiirlerinden Örnekler...
Şiirde Kafiye Ve Redif Bilgileri...
Ümit Tokcan - Hayatı ve Bir Türkü ( Üryan geldim yine üryan giderim) Dinle...
SERAP HOCA- UNUTMA BENİ
Rıfat ARAZ Şair-yazar (Biyografisi ve şiirlerinden örnekler...)
Dedim - Dedi Şiiri ( Seslendirme: Mustafa Zorla )
Ölme Dost!
Mustafa USTA'nın Seslendirilmiş şiirleri...
Yazık Olsun (Ayşe Yıldız )
Bu Akşam... (Video Klip Seslendiren: A..Zade)
Biriyiz...
Topla göçümüzü gidelim gönül...(sesli, görüntülü şiir)
Benim Sadık Yarim Kara Topraktır.(Aşık Veysel) Şiir ve Sesli Türküsü
SERAP HOCA - Akar Gönlüm Senden Yana
Sensin Rabbim Âlemlerin Sahibi
BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN
Halk Edebiyatında Hece Ölçüsü
Kemal'im - İbrahim Sevindik
1 NUMARASIN,
derviş olursun
GİZLİ SIR
Üstad Abdurrahim Karakoç ile hasbihal
Gel Gönlümün Gülü
Nasıl El Oldun Gittin

www.halksiir.com/forum | halksiir@halksiir.com
Halksiir.com © 2007 - 2018 Tüm Hakları Saklıdır.
Bu Şairi Okudunuz mu:
Aşık Rifat Kurtoğlu


Forum Bölümü İstatistik :
Aktif Ziyaretçi:3 Online Üye:0 Üye Sayımız:225 Onay Bekleyen:0 Bugün Tekil:108 Bugün Çoğul:236 Toplam Tekil:182739 Toplam Çoğul:785040 İp No: 54.156.39.245

Efkan Forum V.5.0 © 2005-2007 Tasarım Kodlama Efkan Ay